Aylık arşivler: Eylül 2015

Biz n’apıyoruz la

“Biz n’apıyoruz la… Ha? Biz n’apıyoruz bu hayatta?

Birileri demiş; Sınırları çizmiş; Burada yaşıyacan demiş.

Birileri demiş ki; Bu maaşı alacan demiş. Bu okula gidecen demiş; Bunlara karşı çıkmayacan demiş.

A.ına koyayım bunların hepsi ben söylemeden önce, ben yapmadan önce birileri tarafından söylenmiş.

Ben istemedim ki bunların hiçbirisini”

Behzat Ç.

Hayalet

Bizi ne öldürüecek biliyor musunuz? Ne kötü yönetimler, ne cahillikle gelen cesaret, ne güç sevdası, ne gücün kölesi olanlar, ne gdo’lu besinler, ne trafik kazaları, ne kanser, ne daha aklıma gelmeyen bir sürü saçma şey… Hiçbiri. Bizi tepksizlik öldürecek. Bizi duyarsızlık öldürecek. Yaşlı birinin yere düştüğü anda dönüp de bakmadığımız, otobüste yer vermemek için yalandan dışarı baktığımız, sokakta ölen çocuklara üzülmek yerine iğrenç tv programlarının karşısında salyalar saçarak güldüğümüz anlar var ya… İşte onlar bizim katilimiz. Biz hala yaşadığımızı sanalım. Zaten çoktan ölmüşüz. Hayaletimiz dolaşıyor sokaklarda.

Dostoyevski diye bir dost

“Izdırap ve acı çekme, geniş bir akla ve derin duygulara sahip olan insanlar için bir mecburiyettir.”

Fyodor Mihailoviç Dostoyevski